Uzun zaman önce sanırım bir başkasından okumak için ödünç almıştım. Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna’sı… Son yıllarda popülaritesi inanılmaz artan, hatta bir dönem Kendall Jenner’ın bile paylaşımıyla sosyal medyanın gündemine oturan bir eser. Tabii ki popülaritesinden bağımsız olarak, Sabahattin Ali kitapları ruhun derinliklerinde korkarak saklanılan duyguların kırılganlığını birkaç cümle ile alıp paramparça edebiliyor; bu benim hem ilgimi çekiyor hem de azıcık da olsa ürkütüyor. Kendisinin de trajik ölümünü düşününce, kader acaba ona biraz daha yazma izni verseydi daha neler yazardı diye düşünmeden edemiyor insan. Peki şimdi gelelim Kürk Mantolu Madonna kitabına… Telif hakkı süresinin dolmasıyla birlikte pek çok yayınevinden uygun fiyatlarla raflarda yerini alan bu eseri, koleksiyonuma ve kütüphaneme eklemek üzere nihayet Can Yayınları baskısıyla satın aldım.
Kürk Mantolu Madonna Konusu: Sıradan Bir Hayatın Gizemi
Kitap kahramanımız Raif Efendi ilk başta bize oldukça sıradan görünen, hatta silik ve pasif bir karakter gibi gelebilir ilk sayfalarda. Bu sıradan görünen Raif Efendi’nin hayatı beklentinin üzerindedir okudukça görürüz. Ankara’da bir şirkette tercüman olarak çalışan Raif Efendi, çevresindeki kimse tarafından anlaşılmayan, hayatın ezdiği göz batmamaya çalışan sakin bir memurdur. Tabi sakin görünümlü insanlar her ne kadar dikkate alınmaya değer bulunmasa da mesai arkadaşı olan anlatıcının ilgisini ne zamandır çekmektedir.
Bir gün, onun geçmişine dair tesadüfen öğrendiği bir defter, tüm hikayenin rengini tamamen değiştirir. Defterde yazılanlar, Raif Efendi’nin gençlik yıllarının en güzel zamanlarını geçirdiği Berlin’de hayatının dönüm noktası olan büyük bir aşkı dile getirmektedir. Maria Puder adında, kendi ayakları üstünde duran güçlü bir kadınla yollarının kesişmesi, Raif Efendi’nin o sıradan rutinleşmiş dünyasını altüst eder. Tabii ki tablolardan (özellikle Andrea del Sarto'nun "Kürk Mantolu Madonna" adlı kendi portresinden) başlayan bu tutku dolu ilişki, sadece bir aşk hikayesinden çok daha fazladır. İnsan ruhunun bahsettiğim o kırılgan duygularına ve yalnızlığı üzerine sarsıcı bir keşiftir.
Neden Okumalısınız?
Eğer hala bu zamansız eseri okumadıysanız ya da benim gibi kütüphanenizde özel bir baskıyla yer alsın istiyorsanız, Kürk Mantolu Madonna kesinlikle bir numaralı tavsiye listemde yer alıyor.
Kitap bittikten sonra uzun süre etkisinden çıkamayacağınızı söyleyebilirim. Yalnızlık paylaşılmalı mı, gerçek sevginin tetikleyicisi mi yoksa yalnızlık. Bir kalp sevdiğinde ve ona ulaşamadığında pişmanlıkla karışık hüzün bu yalnızlığın zırhı mı olur yoksa? dedirten satırlarla dolu bu kitap. Sabahattin Ali, insan psikolojisini o kadar gerçekçi ve saf şekilde kaleme almış ki, Berlin sokaklarında Raif ile Maria'nın adımlarını adeta yanınızda hissediyorsunuz.
Can Yayınları Baskısı ve Telif Avantajı
Bildiğiniz gibi Sabahattin Ali’nin eserlerindeki telif süresinin dolması, kitapların çok daha erişilebilir ve uygun fiyatlı olmasını sağladı. Çeşitli yayınevlerinden çıkan bu özel eser, bütçe sarsmadan kütüphane kurmak isteyenler için büyük bir fırsat. Ben tercihimi yılların kalitesiyle her zaman ayrı bir yerde duran Can Yayınları baskısından yana kullandım. Amazon'daki meşhur indirimler sanırım sonunda bana da yaradı.
Son Söz Yerine
Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna ile bize aşkın en saf, en masum ama bir o kadar da acımasız yüzünü gösterdiğini düşünüyor. Kitap sayfalarında parmaklar gezinirken yarım kalmış bir hayata içten bir duygu ile sarılmak istiyorsunuz. O hüznü paylaşmak belki de hiçbir kelimenin pişmanlığa çare olmayacağını bilerek oturmak. Sessizce...
"Bazı yaralar vardır; kabullenişle iyileşir."
"Gerçekte hep yalnızdım, hiçbir yerde kendimi evimde hissetmedim..."
"İçimde yarım kalmış bir konuşmanın hüznü vardı..."
"...kimseye ihtiyacım yok...Kimseye minnettar olmak, kimsenin dostluğunu, lütfunu istemek niyetinde değilim..."
Siz Kürk Mantolu Madonna’yı okudunuz mu? Yarım kalmış konuşmanın hüznü; bu ara en çok benim de ruhumu sıkan hüzün... Sizlerin de yarım kalmış konuşmalarınız ertelenmiş hüzünleriniz var mı?