bilsem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bilsem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ekim 2026 Pazartesi

BILSEMDE ÖĞRETMENLİK YAPMAK


ÖĞRETMENLİK YAPMAK

Çok yorgun hissediyordum öyleyse yazmalıyım dedim. Yazdıkça nefes alıyor gibi bir his. Okudukça düş kurduğun bir dünya için mücadele etmeli insan. Zira kitaplar artık en az 400 lira yani en büyük banknotun iki katı şeklinde. Böyle olunca düş kurmak için bile para önemli. Öğretmenlik için 82.304 puanla atanamadığımdan bahsetmiştim. Bu sene de sonuçlar iki kez açıklandı ve cevap kağıdım yırtılsa ancak böyle sonuç gelirdi. Bu moralle KPSS girdim ve sonuç 76 puan aldım üç alandan. Atanmaya dair anladım ki az da olsa hayal kurmama gerek yok. Öğretmenlik için ilk 1000 deki sevgili öğretmenler kesinlikle haksızlık olsa bile tepki göstermeyecekler. Yani bireysel olarak benim sorunum yoksa diğerlerinin haksızlığa uğramış olması hiç sorun değil. Peki bu kadar yürümüşken bu kadar yorulmuşken ne yapmalı insan? Ücretli öğretmenlik; bir anlamda öğretmen olarak onur kırıcı olsa da bir anlamda zorunluluktan kabul ediliyor. Para kazanmak, evde durmanın ağırlığından kurtulmak için derken 16 saat haftalık BİLSEM'de öğretmenlik için arandım. Haftanın üç günü, Salı 5 saat, Perşembe 5 saat ve Cumartesi 6 saat olmak üzere. Geçen haftalarda başladım. Hafta içi 17.00 da başlayan dersten çıkışı düşünün. Adana olarak yol ücreti notlarım hakkında sayfalarca yazabilirim Türkiye'nin neredeyse en pahalı ulaşım şehri biziz. Sivil ücret 50 kart ile nakit 70 lira. Gittiğim yer için 2 araç değiştirmek zorundayım günde 200 lira diyelim haftada 3 gün 600 lira ve ayda 2400 lira yol ücreti. Bu hesabı yapıyorum benim için önemli yani diğerleri nasıl önemsemiyor gibi yapıyor hayret ediyorum. Ders saat ücreti 220 lira. Yüksek lisans mezunu bir öğretmenin ders saati bu kadar. Yani girdiğim 5 saatin bir saati benim o gün yol param. Şikayet ediyorsan yapma diyenler için o dört saat kazanç için şu anda sesimi boğazımı iyileştirmeye çalışıyorum. Yökdil İngilizce sınav için kurs fiyatları gördünüz mü bilmiyorum ama 14 bin Türk Lirasından başlamakta. 

Gelelim özel yetenekli çocukların potansiyellerini keşfetmelerini sağlayan Bilim ve Sanat Merkezleri (BİLSEM), teknoloji üretme yolunda en kritik adımlardan birini robotik kodlama dersleri ile atıyor. BİLSEM'de robotik kodlama derslerine başlayan bir eğitmen olarak, bu süreçte öğrenciler hakkındaki edinimleri sizlerle paylaşmak istiyorum. 

BİLSEM'de Robotik Kodlama Eğitimi Neleri Kapsıyor?

Robotik kodlama dersleri, öğrencilerin yalnızca ekran başında oturarak kodlar yazmasını değil, yazılımları somut parçalarla birleştirerek çalışan üreten projeler üretmesini hedeflemektedir. BİLSEM çatısı altında yürütülen derslerde çocukların yaş seviyelerine ve yeteneklerine uygun bir müfredat izlenmektedir.

Algoritmik Düşünme ve Blok Tabanlı Kodlama: Kodlama mantığına yeni başlayan öğrenciler için Scratch ve mBlock gibi görsel araçlarla algoritmanın temelleri atılmaktadır.

Elektronik ve Devre Tasarımı: Arduino ve benzeri mikrodenetleyici kartlar yardımıyla sensörler, LED'ler ve motorlarla somut projeler geliştirilmektedir.

İleri Seviye Metin Tabanlı Kodlama: Belirli bir seviyeye gelen öğrencilerle Python ve C++ gibi dillerin temel yapı taşlarına geçiş yapıyoruz. (Özellikle 10.sınıf BİLSEM'de 9.senelerini geçiren öğrenciler için)      

BİLSEM Robotik Kodlama Derslerinde Hangi Araçlar Kullanılıyor?

Derslerimde öğrencilerin merakını canlı tutmak ve uygulama alanlarını genişletmek için çeşitli platform ve donanımlardan yararlanıyoruz:

  1. Scratch & mBlock: Blok tabanlı kodlama arayüzleri.

  2. Tinkercad: 3D modelleme ve sanal devre simülasyonları.

  3. Arduino & Raspberry Pi: Gerçek dünya projeleri için geliştirme kartları.  

        Ben bir temel oluşturabileceğimi robot çalışması yapmadığımı söyledim. Geçen sene de alan branş öğretmen yerine uçak teknolojileri öğretmeni varmış. Önceki senelere nazaran bu mesai saatleri dışında devlette çalışan öğretmenler kabul etmediği için bu sene ücretli tercih etmişler. Ne diyelim artık. Müthiş yoğun ve bir mühendis çıkarma hedefli bir müfredat var. Önceki senelerde 5.sınıf ve 6.sınıflarda bu dersin hocalığını yapmıştım. Tezim ise okulöncesi dönem öğrencileri ile ilgiliydi. Yani bu kadar geniş bir aralıkta yaş grubu ile çalışmamıştım. Alana gittiğimde çalışmayan bilgisayar kabusu hemen beni buldu. Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmeni bir teknisyen değildir altını çizmek isterim. Alandaki öğretmenlerin meslek lisesi geçmiş yok. Ama her ne hikmetse her ücretli de gördüğüm okulun bütün angarya işleri bu alan öğretmenlerine yani bize yıkılıyor. Ücretli öğretmen ise girdiğim ders saatinden sorumluyum sadece. Masaüstü bilgisayar her biri birbirinden başka marka ve çalışan 8 bilgisayar vardı laboratuvarda. Yeni bir atölye oluşturulacağı söyleniyor bir ay içinde. Mbot gibi coding setleri başka bir alandaymış göremedim. Giiker eğitici oyuncakları götürdüm ve algoritma temelini oluşturmak için çok çabaladım. Bir diğer hocaları eleştirmek zaten haddime değil elbette ama yoğun gruplarda kesinlikle iyi bir temel yok. Dinlemek istemiyorlar. Sürekli Scratch kullanmak için bilgisayar açılıyor kapatın dediğimde ise sıkıldıklarını direkt söyleyebiliyorlar. Bu oyuncaklar 1 tane ve mecburen sırasıyla bekleyiş oluyor. Sıkmayı asla sevmem derste ama oyun bilgisayarda kesinlikle oynatmak istemedim. Birçoğu fırsat bu fırsat dercesine oyuna koşuyorlar. Ya da geçen sene proje ürettiklerini düşünüp yeni değil eski bildiği güvene sarılma durumları var.

Yenilikçi düşünme neden yok diye sorgulatılıyor bu durum. Özellikle Allah yardımcıları olsun birleştirilmiş şekilde eğitim yapan sınıf öğretmenlerine. En çok birleştirilmiş grupta yoruldum. Bu grubun öğrencilerinde gördüğüm çocuklar farkında değiller. Yüzüme rahat rahat öksürebiliyorlar mesela. Cumartesi sabah 9 dersi için 7'de uyanıp gelme başlı başına bir performans başarı ama hasta çocuk neden gönderiliyor? Diğer çocuk farkında değil o an bütün enfeksiyonal durumlar sağlıklı çocuğa da geçiyor. Geriye çekildiğimde öksürükten; öksüren çocuk bana hayret edercesine baktığına bende şaşırdım. O stres ile 1.5 saat uyku ile gitmiştim açlık öğle arasında yemek yeme alanı olmadığı için ki benim de çay ocağı kültürüm yoktur. Ücretli öğretmenden de çünkü para alınmaya çalışılır, tahta kalem, silgi verilmez hatta çıktı hakkımız da yoktur. Bende kalemler, silgi kendim satın aldım. Çıktıyı artık bu bahsettiğim birleştirilmiş grup için sordum müdür teşekkür ediyorum kendine tabi ki 9 kopyadan sonra diğer etkinliği başka yerde çıkarmamı istedi. Uğraşmak istememiş de olabilir bence. İngilizce atölyesinde yarım yamalak zar zor çıkardım. İhtiyaç halinde çıkarırsınız denildi ama güven duygum kaybolmuş sanırım, tecrübelerimden. O yüzden evde ne kadar çıkarabilirim diye düşünmeye başladım.

Böyle iken böyle diyerek anlatmaya başladım ama çocukların çok zeki olduğunu söylemeliyim. Ama her birisi tek tek ilgilenilmeyi hak ediyor. İnanılmaz resim yeteneği olanlar, genel yetenek sınavı ile her alanda eğitim alanlar var. Çok uzaklardan gelenler var ki Allah başarılarını daim etsin. Her çocuk değerli, bu değerli ve güzel çocuklarımızı en iyi şekilde yetiştirmek borcumuz ama neden bilmiyorum. Alt yapısı olmayan bir yola büyük büyük rezidanslar dikmek gibi davranan bir eğitim sistemimiz var. Proje okullarda bilgisayar dersi 7.sınıf ve 8.sınıflar için 1 saat olmuş 5. ve 6.sınıflarda zorunlu olmaktan çıkarılmış başka alanların saati artırılmış. 

Son durum bu şekilde olsa da anladım ki öğretmenlik hevesim yavaş yavaş umutsuzlukla yok olup gitmiş. Nedenleri uzun uzun anlattığım yazılarım olsa da sonuçlar değişmeyecek çünkü bir problemin çözümü önemli değil bu zamanda o problemin ne kadarı etkiliyorsa kendini o kadar önemli oluyor...