emily bronte etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
emily bronte etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Nisan 2026 Cuma

Emily Bronte'nin Tek Eseri: Uğultulu Tepeler



Emily Bronte'nin Tek Eseri: Uğultulu Tepeler Bir Klasikten Çok Daha Fazlası

Kimse kitap fiyatlarının ütopikliğinden bahsetmiyor? Evet yazıma bu şekilde başlamak istemezdim ama bu kitap için tam yedi kitapçı gezdim. Elbette bazı kitapçılarda vardı ama en uygun fiyatlısını bulmak için bu kadar çaba harcayacağımı düşünmezdim. İnternet alışverişine biraz ara verdiğim için de kitapları görerek satın almak istemiştim. Ne diyelim...

Uzun zaman sonra okuduğum kitabı sizlerle paylaşıyorum biraz tabi heyecanım da var. Edebiyat dünyasının özellikle gotik ve romantik edebiyatın unutulmaz eserini veren Emily Bronte'nun Uğultulu Tepeler eserini yeni bitirdim ve yorumlamak için notlarım bölümünü oluşturdum. Sizlerle paylaşmak istediğim harika alıntılarım var. Bu eseri Alacakaranlık kitabında; Bella elinden bırakmazdı. Alacakaranlık da biraz kasvetli havanın tasvirlerini mükemmel yapmamış mıydı? Uğultulu Tepeler(Wuthering Heights) hakkında da okuyanı kendine hayran bırakan ya da o kasvetiyle adeta insanı boğan eser yorumlarını okumuştum. Neredeyse 150 yıllık zehirli bir aşk hikayesinden bahseden bu eser; Victoria dönemi ahlak anlayışına bir başkaldırıdır. Günümüzde ise popüler oyunculardan Margot Robbie'nin sinema filmi ile tekrar gündemde olduğunu belirteyim.

Kitabın tanıtım bülteninden;
" Uğultulu Tepeler, bir tarafta hırçınlığıyla ünlü Catherine ve diğer tarafta yaşadığı sert koşullar sebebiyle katılaşmış, başkalarına olduğu kadar kendine de acımasız olan Heathcliff'in vahşi bir nefretle körüklenen aşklarının hikayesi. Emily Bronte gencecik hayatına sığdırdığı 19.yy İngiliz edebiyatında çığır açan bu ilk ve tek romanında okuyucuyu insan doğasının karanlık kuytularında dolaştırıyor, saplantılı bir aşkın tehlikeli sularından geçirerek büyülü bir atmosferle buluşturuyor..."

Sayfa sayısı: 480

Evet bu karanlık ve saplantılı aşk hikayesi bir klasikten çok daha fazlası. Heathcliff ve Catherine arasındaki bağ; toz pembe bir romantizmden ziyade, bencil, yok edici ve doğaüstü bir saplantıdır. Yorkshire'da yankı bulan o sisli ve hırçınlık karakterlerin iç dünyasının bir aynasıdır. Heathcliff karakterinin hikayede aşağılanması bir sınıf çatışmasının da en ağır göstergesidir.
Uğultulu tepeler, insan doğasındaki o saklanan tutkunun ve intikam hırsının perdesiz bir anlatımına sahip. 
Margot Robbie ve Jacop Elordi başrollerinde yer aldığı Uğultulu teper filmini de izlediniz mi bilmiyorum. Ama yorumlardan gördüğüm kadarıyla kitabın o karanlık ve gerçekçi anlatımından uzak biraz da o beklentinin altında kalmış.

Uğultulu Tepeler kitabı okunmalı mı?

Bunu sizlere bırakıyorum ancak klasikler kütüphanenizde yer almalı. Özellikle de dönem kitapları ve kadın yazarlara ait kitaplar...

"İnsanı insan yapan, yüzüne güzellik katan ve onu sevdiren tek şey kalbinin temizliğidir. Yoksa hepimiz aynıyız, etten ve kemikten oluşmuş bedenleriz..."

"Aşkımı asla kelimelerle ifade edemedim, ama bakışların kendine özgü bir dili varsa, dünyanın en saf varlığı bile aşkımdan ayaklarımın yerden kesildiğini anlardı."

"Akıllı bir insan için en iyi arkadaş yine kendisidir"(Bu cümleyi okurken 1 senedir yaşadıklarım aklıma gelmedi değil hani :) )"

"Gemisi kayalara çarpınca kaptan yerini bıraktı; tayfalar da gemiyi kurtarmaya çalışacaklarına başkaldırıp birbirlerine girdiler; talihsiz tekne için hiçbir kurtuluş umudu kalmadı. Oysa Linton; tersine, sadık ve inançlı ruhlara özgü gerçek bir yüreklilik gösterdi: Tanrı'ya güvendi; Tanrı da onu avuttu. Biri umudunu kesmedi, öteki ise kendini umutsuzluğa kaptırdı. İkisi de kendi yazgısını kendi seçti."

"Sevgi insanı hem özgür hem bağımlı yapar. Bu yüzden en zor güzel ve en tehlikeli duygudur. Vazgeçmek de, kalmak da zordur."