"Hocaların Hocası" Halil İnalcık, Türk tarihçiliğinin duayenidir. Onun kaleme Milli Mücadele Tarihi, okumak istediğim kitaplardandı. Özellikle tarih araştırmacılığı ve Milli tarihimiz elbette ki detaylı şekilde öğrenilmesi gereken bir ödev gibi olduğunu düşünür ve inanırım. Zorluklardan bir anka kuşu doğmamız bir alışkanlıktan öte sanki genetik mirasımız. Milli Mücadele Tarihi(1908-1923) kitabı Cumhuriyet’in kuruluşuna giden zorlu yolu sıradan bir kronoloji olmanın ötesine taşıyan en önemli eserlerden biridir. Kurtuluş Savaşımızın adım adım hangi şartlarda hangi zaferlerle, diplomatik, sosyolojik ve fikri altyapıyı derinlemesine inceleyen bu eser, o zaman ki şartları anlamak isteyen her okurun başucu kitabı olma niteliği taşımaktadır.
Bu blog yazımda, Halil İnalcık’ın gözünden Milli Mücadele’nin nasıl şekillendiğini, kitabın öne çıkan analitik noktalarını ve neden mutlaka okunması gerektiğine ilişkin düşüncelerimi sizinle paylaştığım için çok mutluyum. Kitaba ilişkin notlarım biraz detaylı belki de paylaşırken heyecanımı görmenizi dilerim. Uzun zaman sonra kitaplar bloğumda ve evet okuyorum gerçekten de....
Halil İnalcık ve "Milli Mücadele Tarihi" Eserinin Amacı
Kronik Kitap yayınları Milli Mücadele tarihi kitabı 199 sayfa ve satır satır çizerek not almanız gereken çok değerli bir eser. Halil İnalcık, Osmanlı ve Türk tarihi üzerindeki muazzam birikimini bu eserinde Türkiye Cumhuriyeti’nin hiçlikten adım adım nasıl doğduğuna ilişkin değerlendirmelerini anlatmaktadır. Kitap, Milli Mücadele’yi sadece 1919-1922 yılları arasında değerlendirmemek gerektiğine ilişkin düşüncelerini de belirtmektedir. Yani Kurtuluş bir askeri süreçten çok daha fazlasıdır. Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşü, Mondros Mütarekesi ve İtilaf Devletlerinin ülkemiz üzerindeki ideallerini, tuzaklarını ve Türk milletinin direniş ruhunun tarihsel kökleri olmak üzere süreci bir bütün olarak ele alınır.
İnalcık tarihsel bilgileri aktarırken belgelere dayalı, nedensellik ilişkisini ön planda tutan ve nesnel bir anlayışı benimser. Bu kıymetli eser, okuyucuya bir kahramanlık anlatısının ötesinde, ince ince işlenmiş siyasi ve diplomatik zekayı da anlatır.
7 kuşaktan fazla bir geçmiş ile Adana'lı olduğumu zaman zaman yazılarımda belirtmiştim. Adana(Çukurova), Ermeni zulmünü yaşayan bir şehir. "Kaç Kaç" olayı; Ermenilerin halka acımasızca saldırılarından kaçmak için Türk'ün dağlara Toroslara doğru kaçmasıdır. Mecburiyettir bu bu kaçışta halkın birçoğu açlıktan ve hastalıktan da ne yazık ki hayatını kaybetmiştir. Kitaptan şöyle bir alıntı paylaşmak istiyorum.
"Fransızların işgal kuvvetleri yalnız değildi, onların gözetimi altında birçok Ermeni intikama susamış bir halde memlekete geldiler, türlü yıldırı hareketlerine ve cinayetlere giriştiler."
"Büyük Nutuk'ta diyor ki: "Esas olan Türk milletinin şerefle ile yaşamasıdır. Bu ancak tam bir bağımsızlık ile mümkündür... Ne kadar zengin ve refahlı olursa olsun bağımsızlıktan mahrum bir millet, medeni milletler nazarında köleden başka bir muameleye layık değildir..."(sf.45)
"Bu dünya gördü ki imkansızlıklar içinde dahi Türk, öz yurdunu korumasını bilmiştir."(sf.129)
Son bir söz
Halil İnalcık’ın Milli Mücadele Tarihi, kitabı tarihi önyargılardan uzak, daha akademik ve kapsamlı bir bakış açısıyla anlamak isteyen herkes için bir rehber niteliğindedir. Bu alanda yüksek lisans sürecinde olup tez hazırlama sürecinde bu çok değerli eseri kesinlikle kütüphanesine eklemelidir. Eser, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin ne kadar sağlam bir fikre ve stratejik ve diplomatik bir altyapıya dayandığını bir kez daha gözler önüne sermektedir.
Siz de bu eseri okudunuz mu? Yorumlarınızı bekliyorum.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder