Ramazan ayı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ramazan ayı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Mart 2026 Cuma

RAMAZAN AYINDA GÜLLAÇ

Instagram algoritması Ramazan ayında bozuldu. İki haftadır dikkat ediyorum; Ramazan'a özel tarifler veya viral bazı yiyecekler dışında sanki dikkate almıyor Instagram. Küçük bir hesabım var; büyümesini en azından 10k takipçim olmasını isterdim ama yarısında takıldı hesabım. Takipçi sayısından daha çok destek görmemek biraz üzücü. Dünyanın farklı ülkelerinden hesaplar birbirini özellikle de küçük hesapları çok fazla destekliyor. O yüzden bu yazıma instagram hesabımı ekleyeceğim ve takip edenlere dönüş mutlaka yapacağım.

Bu yazımda ise enflasyon, artan hayat pahalılığı fiyatların inanılmaz değişimi de bir kenara 2 dilim güllaç fiyatının 227 lira olmasından biraz bahsedeceğim. Güllaç aradığım, özellikle yemek istediğim bir tatlı değil; sütlü tatlılar konusunda biraz daha seçiciyim sanırım. Ama Ramazan ayında özellikle hafif olması mideyi rahatsız etmemesi, iftar davetine çağırıldığınızda ikramlık hediye götürmek için güzle bir tatlı. Orman meyveli de başarılı bulduğumu söylemeliyim. Orman meyvesinin tatlı ekşi lezzeti ile süt tadının biraz daha kırılması anlamında tavsiye edeceğim lezzet.

Ama bu pahalılığa şaşırmadan edemeyeceğim; güncel olarak mahallemde son iki yılda oldukça popüler olan yerin bazı fiyatlarını paylaşacağım. Burası Adana'da belli başlı markaları gerisinde bıraktı. Biraz daha uygun fiyat, taze ve geniş çeşitlilik ile.

1 kilo çikolatalı ek 460 lira

Tereyağlı simit 28 lira normal simitte 22 lira 

Yaş pastalar ise 6 kişilik en az 650-1250 arasında 

1 kilo klasik baklava ise 1.210 lira 

Her bayram mutlaka 1 tepsi olmasa bile baklava alabilirken şimdi babam evde acaba yapamaz mısınız; diyor. 

Bir kahve içebilmek dışarıda gerçekten lüks hale geldi. Oysa bunlar gayet normal ve ulaşabilir durumda olmasını diliyor insan. İlkokulda iken simit ve şalgam bizim için ara öğün gibiydi herkesin ulaşabileceği ki bende çok yaş almış sayılmam 1 liraydı harçlığım. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde son sınıfta i ken arkadaşım beni ziyarete gelirken gidiş dönüş uçak biletini 98 liraya almıştı. Çok uzak bir zaman dilimi de değil 10 sene önce. Şimdi bir vize başvurusu 182 dolar ve Türk lirasına çevrildiğinde 8 bin lirayı geçiyor. Bayram için kıyafet almak ise tam bir bilinmezlik en orta halli markalar dahi bin liradan başlıyor. 

Bilgisayar yenilemek o kadar imkansız geliyor ki şu sıra; hiçbir teknolojik alet bozulmasın diye dua ediyorum. Bugün bir göz damlasına ki ara ara paylaşırım 187 liraydı 2 sene önce ben bugün 900 lira ödedim. Eczacı daha da artar diyor. İşsizlik ağır bir yük ama zorunlu harcamaların dahi bu kadar fazla olması üzücü...

Instagram; @camdanduslerblog

1 Mayıs 2019 Çarşamba

ÇİLEK TARLASI



ÇİLEK TARLASI


Mayıs ne çabuk gelmiş böyle! Nisan ayının çok çabuk geçtiğini bugün anladım. Ramazan ayı gelmeden önce geniş kapsamlı bir ev temizliği; odamda küçük çaplı eşya değişiklikleri derken sanki gün kum saatindeki kumlar gibi hızlandırılmış bir şekilde geçti. Bu arada son üç gündür bahardan direkt yaz mevsimine geçen bir Adana var. Biliyorum bahar gelmesini çok istesem de Adana için bahar yaz esintili geçer. 32 dereceyi gün içerisinde şimdiden görmek umarım yaz çok bunaltıcı geçmez dedirtti. Baharın yaz esintili geçmesi ise akşamın güzelliği... 



ÇİLEK TARLASI

Ama bu sıcakların bir iyi tarafı var elbette ki; keşfetmek... Kış benim için pek iyi geçmemişti çünkü. Çok fazla dışarı çıkmamıştım. Oysa ki görmediğim yerleri görmek;yaşadığım şehirde turist olmaktı dileğim...Bazen tek başına bazen de sevdiğin insanlarla... Bu hafta sonu ailecek çilek tarlasına gitmiştik; fotoğraflar oradan. Çilek tarlası etkinliğini tavsiye ederim. Bu çilek tarlası için araba ile yarım saat yol aldık. Son üç yıldır bir türlü fırsat olmuyordu gitmek. Hani özenmiyor değildim yani. Topraktan kendi ellerimle topladıktan sonra hormonsuz ve taze çilek yemek; dalından yemek... Şehir hayatı ile birlikte topraktan uzaklaşırken meyve ve sebzelerinde doğal halini unuttuk zamanla... Değerini de belki de... Adana; sarı sıcak renginde;  turunçgil ve pamuk tarımında kendini belli etse de aslında tüm meyveler için bir cennet. Seyhan gölünün hemen kenarındaki bu köye doğru yol alırken manzaranın güzelliği bir kenara bu kadar yakın iken nasıl daha sık gelemedik soruları; zamanımız olmadı ki cevabında bir parantez açtı kendine. O parantez belki de hayatın özeti. Sürprizler ya da mucizeler beklerken kaçırdığımız hayatın parantezi. 

İki gündür evde çilek kokusu hakim. Marmelatlar ve reçeller hazırlanırken darısı vişne reçeline diyorum. Ancak yaylaya gitmek için biraz daha zaman var. Yaşamda alışkanlıklarımız bir çerçeve çizse de renklendirmek biraz bizim elimizde. Öğreniyoruz... Her gün; her an zamanın her diliminde.  Sevin Çokum alıntısı ile; "Öğrenmenin yaşı yoktur. Bittiği, durduğu yer yoktur." yazımı sonlandırırken Mayıs ayı çok tüm renkliliğiyle; keşiflerle bol kahkahalarla geçsin dileğiyle... (Bu ara Mazi Kalbimde Yaradır/ Dilek Türkan çok sık dinlemeye başladım yeni yeniden... Sizlerde dinlemek isterseniz oldukça iyi bir yorumlama...)