12 Eylül 2026 Cumartesi

Her Gün Fark Etmeden Yaptığınız ve Enerjinizi Sömüren 6 Psikolojik Hata

Enerji vampirlerine son

2026 yılındayız. Hatta bu yılın bitmesine de üç ay kaldı neredeyse ve son yıllarda fiziksel yorgunluktan çok daha öte bir yorgunluk halindeyiz. Garip bir his değil mi? Gün içerisinde yorucu iş yapmadım ama akşam olduğunda tükenmiş hissetmek..."Bugün de pek şey yapmadım ama neden bu kadar yorgunum?" sorusu size de tanıdık geliyorsa, bu yazımda da biraz konuşalım ve derinleştirelim konumuzu... Yaşadığımız bu sorunun cevabını verirken; sorunun bedeninizde değil, gün içinde zihninizin arkasında çalışan gizli yazılımlarda olabileceğini söyleyebilirim.

Farkında olmadan düşünce yorgunu olabilirsiniz. Her gün tekrarladığımız zihnimizin duvarlarına çarpan alışkanlıklarımız, düşünceler adeta açık kalmış telefon uygulamaları gibi arka planda şarjımızı tüketiyor. Yorgun hissettiren ve yaşama sevincinizi fark ettirmeden sömüren 6 psikolojik hata:

1. Karar (aslında Kararsızlık) Yorgunluğu: En Ufak Şeyi Bile Büyütmek

Düzen, işleyiş hatta kararsızlık kalmaktan hoşlanmama... Bu kelimeler beni tanımlayabilir. Ertesi gün ne giyeceğinizden, öğlen ne yiyeceğinize, hangi e-postaya önce cevap vereceğinizden akşam ne izleyeceğinize kadar gün içinde binlerce karar veriyoruz vermesine de bu kararları gece uykuya dalmadan düşünerek büyük bir enerji harcıyoruz. Evet aldığımız her karar için enerji harcarken önemsiz detaylar üzerine çok fazla düşünmek, günün sonunda asıl odaklanmanız gereken konular için zihinsel enerjimizi bırakmaz. Bunun için bir küçük bir notlarım köşesi olsun hayatınızda. İlk paragraf maddesi ise;

Küçük Bir Adım: Rutin kararlarınızı otomatikleştirin. Haftalık pazar alışveriş listeniz hazır olsun veya gardırobunuzun karmaşıklığa dur diyerek onu sadeleştirin.

2. Mikro Zihin Mantarı: "Hayır" Diyememek

Ah; kibarlık ve nezaket alışkanlığa sahip hassas insanlar... Yükselen terazi olarak kendime çok kızıyorum ben de. Her ricaya, her davete veya her yardım isteyene "evet" demek, kendi sınırlarınızdan çalıp başkalarının hayatına eklemektir. İstemediğiniz bir şeyi kabul ettiğinizde sadece zihniniz değil içsel olarak da zorlandığınız için böyle biraz pişmanlık hatta biraz da öfke duyarak o işi yaparken harcanacak olan enerjiden fazlasını bu hislerle harcarsınız. 

Küçük Bir Adım: Bir talebe anında yanıt vermek yerine "Bir takvimime bakıp sana döneyim" diyerek kendinize düşünme zamanı yaratın.

3. Bitmemiş İşler Etkisi (Zeigarnik Etkisi)

Eksik olan tamamlanmamış her görev, zihninizde açık kalan bir sekmedir. Yerleştirilmeyen bulaşıklar, atılmayan bir e-posta, ödenmeyen bir fatura, artık herhangi bir iletişiminizi olmadığı arkadaşınızdan kalan atılmamış bir eşya ya da yarım kalan bir temizlik... Beyin, bu bitirilmemiş işleri sürekli hatırlatma eğiliminde olur ve bu döngüyü sevmez. Bundan sebeptir ki o his yeni bir iş, yeni bir duruma geçseniz dahi bitmeyen o döngü arka planda sürekli bir zihinsel gürültü ve baskı yaratır.

Küçük Bir Adım: İşlerinizin önem sırasına göre parçalara ayırabilirsiniz. Özellikle 2 dakikadan az sürecek işleri ertelemeden hemen yapın. Uzun sürecekleri ise ertelemeden yapmak için o ilk adımı atın ve maddeler halinde bir listeye yazarak zihninizi rahatlatın.    

4."Zihin Okuma" ve Aşırı Yorumlama

Mesajlaşırken arkadaşınızın yazdığına hemen döndünüz ancak arkadaşınız mesajınıza geç mi döndü? İş yerinde selam verdiğiniz iş arkadaşınız suratını mı astı? Bu soruların cevaplarını düşünmek bile çok gereksiz bir enerji harcamasıdır. Enerjiniz değerli ve bu yaşam enerjinizi; bu durumları hemen kendi üzerinize alıp "Acaba bir hata mı yaptım?" diye saatlerce düşünmek ile neden tüketirsiniz!!! Bu durum sizinle ilgili değildir ve genellikle başkalarının davranışlarının arkasında %90 ihtimalle sizinle alakası olmayan bir sebep vardır.

Küçük Bir Adım: Emin olmadığınız hiçbir varsayımı değiştirilmesi imkansız gerçek olarak görmeyin. Sorun; canın mı sıkkın? Kendini kötü mü hissediyorsun gibi... Ya da akışına bırakmaktan korkmayın.

5. Sürekli Dijital Tüketim ve "Yine Kaçırıyorum" Hissi (FOMO)

Sosyal medyanın hakimiyeti yaşamlarımızda oldukça etkin. Popüler mekanlar, trendler, moda anlayışları ve kaydırılan her ekran, beyninize işlenmesi gereken binlerce yeni uyaranlar gönderir. Başkalarının hayatlarının yansıttıkları o mükemmel, peri masallarını izlerken kendi hayatınızı sorgulamak, fark ettirmeden sürekli ben ne yapıyorum kıyaslama baskısı yaratır. Bu durum zihni uyaran yoğunluğu ile bir alarm halinde tutar.

Küçük Bir Adım: Bunun için en önemli adım aralıklarla sosyal medya detoksu yapın. Örneğin günün ilk 30 dakikası ve son 30 dakikası ekranlardan uzak durarak zihninize yaşam enerji ve farkındalık ritmini bulma şansı verin.

6. Kendinle Toksik Bir Dille Konuşmak

Bir hata yaptığınızda kendinize söylediğiniz ilk şey ne oluyor? "Olmadı, beceremedim", "Zaten böyle olacağı belliydi, yapamıyorum ben" gibi ifadeler, vücudunuzda sanki dışarıdan bir saldırı almışsınız gibi harekete geçen stres hormonlarının inanılmaz güçlü salgılanmasına yol açar. Kendi içinizdeki o  acımasız eleştirmen, enerjinizi dış etken bir insanın  yapabileceğinden çok daha hızlı tüketerek zarar verir

Küçük Bir Adım: Nezaketinizi öncelikle kendinize gösterin. Arkadaşınıza vereceğiniz şefkat veya tanımadığınız herhangi bir insana göstereceğiniz anlayışı önce kendinize göstermeyi deneyin.

Son Söz 

Enerji vampirliği yapan insanlardan uzak durmanız gerektiğinizi kendinize hatırlatın. Yaşam enerjimiz mükemmel ışık ve güç ile bizimle dünyaya gönderilmiştir. Bu enerjiyi korumak, hayatınıza yeni şeyler eklemekten ziyade, enerjinizi sinsice emen bu küçük sızıntıları kapatmakla başlar. Bu 6 madde artırılabilir elbette ancak hangisini en çok yaptığınızı fark ettiniz? Yorumlarınızı bekliyorum...


7 Eylül 2026 Pazartesi

Isana Papatya ve Adaçayı Şampuan İncelemesi


Isana Yeşil Şampuan

Ferah bir hafta başlangıcı olsun. Her anlamda; benim çok da iyi olmayan yaz mevsimini ve bir türlü yazmaya başlayamadığım yazılarımı saymazsak bence güzel bir başlangıç hepimize gerekli. Kimse sormasa da küçük bir dip not gibi iliştireyim yazıma, auralı migren ataklarım AGS sınav sonucu sonrası kendisini hatırlattı. Sonuçların yanlış açıklandığını hala da sonucumda yanlışlık olduğunu düşündüğüm sonucum ile hüsrana uğramadım yalnızca, bastırdığım o yorgunluk stres de kendisi gösterdi. Mesleğim için küçük bir özeleştiri yapayım sonuç herkes için yanlış olsa da sıralamaya giren adaylar asla tepki göstermezler sessizce sistemin onlara ödülünü vermesini beklerler. Yanlışlık sadece bu şekilde davranış değil; yanlışlık en ufak bir sorun gördüğümüzde bize dokunmayan yılan bin yıl yaşasın modunda olmamız. Ne diyeyim... Bu başka bir yazının konusu olsun.

Saç bakımında hem saç derisini yormayan hem de gün boyu ferahlık sunan bütçe dostu bir şampuan arıyorum. Malum işsiz olunca hem cilt bakım ürünlerine hem de saç bakım ürünlerine bütçe ayıramıyorum. Böyle olunca, Rossmann’ın Isana Papatya ve Adaçayı Şampuanı (300 ml) denemek istedim. Yeşil ambalajıyla dikkat çeken bu şampuan, papatya ve adaçayının ferahlatıcı gücünü bir araya getirmiş.

Papatya ve Adaçayının Gücü Bir Arada!

Yaz mevsimini geride bırakmaya başladığımız bugünlerde saçlarımız çevre kirliliği, ısı işlemleri ve şekillendirici kalıntıları nedeniyle ağırlaşabilir. Isana’nın papatya ve adaçayı özlü bu şampuanı, saçları ağırlaştırmadan derinlemesine temizlemeyi ve doğal dengesini korumayı hedefliyor.

Ürün Açıklamasından;

" Normal ve çabuk yağlanan saçlara özel.
*Papatya, adaçayı ve ısırgan otu özü içeren bakım formülü sayesinde saçınıza canlılık ve hacim verir.
*Değerli Panthenol & B3 vitamini saçınıza etkili biçimde işler ve dayanıklılığını destekler.
*Yumuşak bakım kompleksi ve buğday proteini daha güçlü, parlak ve canlı saçlara sahip olmanıza yardımcı olur.
*Silikon içermez.
*Cilde uyumu dermatolojik olarak onaylanmıştır."

Öne Çıkan Özellikleri

Adaçayı ile papatya güzel bir bitki çayı kokusunda. Rahatsız etmiyor kokusu. Saç diplerini adaçayı ferahlığı ile arındırmayı papatya ile canlılık sağlaması sanırım hedeflenmiş. Bu ürünün fiyatı indirimde iken şaşırtıcı şekilde çok uygun. Vegan ve silikon içermeyen ürünlerin yanına yaklaşılmıyor çünkü. Ama... Benim için ama ile başlayan tavsiye edemeyeceğim bir yorumum var ne yazık ki.

Kullanım Deneyim ve Yorumlarım

Isana şampuan serisini kullandığım için seride memnun kalmadığım bir liste olsa ilk sırasına bu şampuanı eklerim. Saç tipime belki de iyi gelmedi. Saç dökülmesi yaşamadım bu sevindirici olsa da her şampuan değişiminde saç alışana kadar bir dökülme olur ya o belirgin olmadı mesela. Ancak saç derim sabah duş aldıktan sonra akşamı bile beklemeden hemen yağlandı sanki. Saçlarımı yıkadığıma emin olamadım hatta. Belirgin kepek sorunundan ziyade yağlanma problemi üzücüydü. Şampuanın sonlarına doğru ise saç derimde küçük sivilce gibi problem de yaşadım. Ürün çabuk yağlanan veya gün içinde ağırlaşan saç yapısına sahip olanlar için; cümlesi bende kullanım sonrası bu etkiyi yaptı gerçekten mi dedirtti. 
Bu anlamda memnun kalmadığım bir şampuan oldu ne yazık ki... Sizler bu şampuanı kullanmış mıydınız? Bu etkiyi sadece bende mi yaptı merak ediyorum. Yorumlarınızı bekliyorum. 

30 Ağustos 2026 Pazar

DREAM TO YOU KDRAMA


(Görsel Pinterest'ten alınmıştır)

Evet; blog yazan kaç kişi kaldık bilmiyorum ama bloğumu ve sizlerle paylaştığım yazılarımı çok seviyorum Bu yazımda da güzel bir kdrama önerisi ile başladım yazmaya. Çayımızı, kahvemizi ki bu sıcaklarda soğuk çay ve kahve de olur alıp ekran karşısına geçirecek güzel bir dizi önerisi...K-drama dünyasında bazı oyuncular var ki gördüğüm anda gülümsetiyor ve o diziyi izleme motivasyonu sağlıyor. Lee Hye-ri benim için tam olarak öyle bir isim. Reply 1988 dizisinde ilk kez izlemiştim sonrasında My Roommate is Gumiho dizisinde izledim.

 Doğal, samimi bir oyunculuğu var. Çok fazla eleştirildiği zamanları da hatırlıyorum. Bu daha çok bence "idol" denen kız grup üyesi ki bence çok da güzel şarkıları da vardı. Girl's Day grubunu duymuşsanız bu grubun maknea'siydi. Yani oyunculuğa sonradan geçen sanatçıların sanki bunu unutturmak zorundaymışçasına çok daha fazla çalışması ve mükemmel oyunculuk yapması bekleniyor ve bu baskı ne yazık ki var. Ama bu yazımda son zamanlarda radarıma takılan Dream to You dizisinden bahsedeceğim. 

Dream to You Dizi Konusu

Hwang In-youp, Lee Hye-ri, Baek Sung-chul ve Lee Yul-eum'un başrollerini paylaştığı Dream To You dizisi romantik komedi türünde. Güncel bir dizi ve 18 Ağustos'da son bölümü yayınlandı. Artık kore dizileri 16 bölümü görürsem seviniyorum bu dizi de 12 bölümden oluşuyor. Dizi hayali gerçekleştirmiş bir film yönetmeni olan Woo Soo-bin(Hwang In-youp) ile geçim sıkıntısı yaşayan ve çoktan hayallerini unutmuş bir muhabir olan Joo Yi-jae'nin 15 yıl sonra bir araya gelmelerini konu alıyor.

Oyuncular ve Karakterler

Hwang In-youp; Woo Soo-bin rolünde. Kore'ye dönüşü görkemli olmuş bir film yönetmeni.

Lee Hye-ri; Joo Yi-jae olarak bu dizide bir gazeticiyi canlandırıyor.

Baek Sung-chul; oyunculuk yapmayı çok isteyen ama kamera karşısında dilediği gibi bir türlü olamayan Shim Yoo-geon rolünde.

Lee Yul-eum; iyi bir çıkış yapan kariyerinde yükselişi devam eden Oh Ha-na rolünde.

Dizi Yorumlarım

Her kdrama artık izleyemiyorum. Sizlere tavsiye yazılarım için daha çok sevdiğim ve özlediğim o samimi karakterleri içeren dizileri paylaşmayı da seviyorum. Hwang In-youp çok sevdiğim bir oyuncu. Family By Choice dizisini en son sizlerle paylaşmıştım. İkili arasındaki kimyayı sevdim. İlk bölümler romantik bir drama yerine hüzünlü bir sanat filmi hissettirse de sonraki bölümlerde o yavaş akış hızlandı. 

Sizler izlediniz mi bu diziyi? Yorumlarınızı bekliyorum...