26 Şubat 2026 Perşembe

BRIDGERTON SEASON 4

(taken from image pinterest)


Bridgerton series that offers romance, fairy tales and the freedom to escape reality even in short moments.I have to admit that I like the orchestral timbre of popular songs more than the spectacular interpretation of them. I noticed that I never wrote on my blog about the previous series. The season I decided to write as someone who watched the other three seasons except the first season was season 4. Have you watched it?

The second season tells the story of Anthony and Kate. His love for kate with beloved Anthony was admirable. With Kate's self-confident attitude and beauty Anthony's ultra-sexuality and handsomeness, Anthony (Jonathan Bailey) has been named the sexiest man in the world. We can call it the season of passion, the second season. The third season saw the love of our beloved Penelope and Colin developing on the basis of that trust born of friendship. I have to admit, it was not a great season for me to watch after the second season. I watched some episodes of the season. Penelope is a very beautiful woman, as if she was a handsome gentleman in Colin, but there was no chemistry. I loved the music and fashion this season. The fourth season now consisted of two parts. I wanted to watch the second party and write my comments immediately. 

The story of Benedict and Sophie's love. Benedict, I love the chemistry of my love after the second season. Sophie is the character in a cinderella tale. She is a character who lives in the same house as his bad stepmother and step sisters and has been the servant of the house since his father died. When beloved Bridgertons get their first batch of the season in a masquerade ball theme, Sophie secretly joins the ball. As Lady Silver. Benedict is fascinated by the pleasure he gets from the environment and his inability to dance. The communication of the two was very pleasant. 

Benedict then calls Sophie and with the gloves she left on the ball. When Sophie is kicked out of her own house, she somehow crosses paths with Benedict, and Benedict brings her to her family home. Bridgerton attracts the attention of Sophie Eloise at her home. She knows how to read; she reads novels and is able to criticize. And let us not ignore that there is also art knowledge. 

Lady Silver looking for Benedict; she knows love with Sophie. The class difference; does the love between the two prevail with other problems such as being expelled from the society? I liked the character Benedict(Luke Thompson), except for the non-spoiler but a few dislikes. Sophie Baek (Yerin Ha) is a beautiful woman. I hope I watch it in other productions. 

Everyone loves fairy tales; they are impressed. For a short moment, he loves to watch the Bridgerton series to breathe after those modern escapes of today. Also, when the budget spent on these productions saw pr work, the Şakir Pasha Family: Miracles and Scandals still feel a little sad. It was a great project; and every character like Bridgerton had so many stories to follow. I hope that we now have sequences of better quality and story depth instead of rhetoric, weapons, women in pain.

22 Şubat 2026 Pazar

OUR UNIVERSE KDRAMA YORUM

 


(Görsel Google Görsellerden alınmıştır)
Güncel dizi yorumu için dizinin en azından son bölümlerinin yaklaşmış olmasını isterim ama ... Our Universe dizisi için dayanamadım. Çok tatlı ve hikayesi biraz tanıdık gelse de Hollywoodvari yapımlar olsun başka yapımlar ama bence yeni yüzler görmek anlamında başarılı bir kdrama olmuş diyorum. Başrol oyuncularından Bae In-Hyuk bu dizi de Sun Tae-Hyeong karakterini canlandırmakta. Bu oyuncuyu The Story of Park's Marriage Contract dizisinden hatırlıyorum. Kadın oyunuc Roh Jeong-Eui ise dizide Woo Hyun-Jin karakterini canlandırıyor ve ilk kez bu dizide izledim.
Dizinin konusu;
"Sun Tae-Hyeong asistan fotoğrafçı olarak çalışmaktadır. Bireysel özgür ruhlu ve kişisel alanına oldukça fazla değer verir. Ama bu onun zırhıdır; zırhının altında kalbinde gizli bir acı taşımaktadır. Woo Hyun-Jin ise part-time işlerde çalışan ablasıyla yaşayan ve üniversiteden mezun olana kadar kalıcı iş bulmaya çabalar. Ablası bir polis memuru olan sevgilisi ile evlenir. Bu süreçte de istemeden de olsa Sun Tae-Hyeong ile akraba hatta dünür olduklarını öğrenir. Aradan geçen süreçte Sun Tae-Heyong ile sadece tanışmış olmakla kalsa da bir gün; Sun Tae-Heyong'un abisi ile Woo Hyun-Jin'in ablası bir trafik kazasında hayatlarını kaybeder ve geride ise onların 20 aylık bebekleri kalır. İki karakterimiz de yeğenlerini birlikte büyütmek zorunda kalırlar ve birlikte yaşamaya başlarlar. Zorlu ve deneyimsiz düştükleri bu evrende çeşitli problemlerle karşılaşır ve birlikte çözmek için beraber mücadele ederler. Aralarındaki kimya ise günden güne değişmeye başlar..."

İki başrol karakteri de kalplerinde bir acı ile yaşamlarına devam ediyor ve zorlu bir hayatları var. Woo Hyun-Jin ilk aşkı da bu arada sanırım model dedim. Nasıl bir yakışıklılık gerçekten ama Woo Hyun-Jin ile Sun Tae-Hyeong aşkı o özlediğim kdrama romantizmine çok yakındı. Giriş gelişme sonuç şeklinde klasiktir ya dizi eğer 16 bölüm ise 11.bölümde karakterler mutlaka bir yanlış anlaşılma bir ayrılma hüzün yaşarlar. Bu dizi de 12 bölüm sadece. İzlemenizi tavsiye edeceğim bir drama yani.
MaşAllah demek istiyorum; bu diziyi fark etmemi sağlayan küçük yeğenlerinin tatlılığına yapılan editler. Son zamanlarda özellikle X platformunda o kadar güzel editler yapmışlar ki, hatta bebeğin yapay zeka ile bazı sahnelerinin olmadığı sahnelerin kendine ait olduğuna dair kamera arkası görüntüler de yayınlanmış. Diziye başlarken de acaba bebek her sahnede yer alacak mı diye düşünmüştüm ama az ve kararında sahneleri... Bunu neden söylüyorum çok yıl vardır belki ama Asi dizisini hatırlarsanız. Hatay'a dizi çekimlerine gitmiştik. Orada sessiz olmamız tabi haklı olarak istendi ve sahne izledik. Tuba Büyüküstün'ün yani Asi karakterinin sokakta yürümesi idi sahne. Tam 6 kez çekildi sahne o zaman; ne sabır demiştim. Çünkü yürüdüğü sırada sokağa bakan evden başka bir evin yaşayanı pencereye çıkıyor uyarıldığı halde sahne kesildi. Bir çocuk bir anda ağlaması duyuluyor sahne kesildi. Zor bir iş gerçekten. Altı kez çekimin tekrarlanması belki azdır; kimbilir kaç tekrar alınıyordur bazı sahnelerde. Çünkü sadece hüzünlü bir yürüme sahnesiydi. Bu arada Tuba Büyüküstün abartısız ekrandan çok daha güzel bir kadın. Murat Yıldırım ise o kadar kibar bir insan ki; hayatımda gittiğim bilmiyorum ilk ve son dizi çekimiydi belki de hani bu yaştan sonra nasıl gideyim diyeyim :) Çekim yerini bulduğumuzda o zaman böyle internet sosyal medya uygulamaları popüler bu kadar değildi tabi; kendisi tüm set çekim ekibine kebap getirmişti arabasıyla. Biz ve Hatay'daki bir öğrenci grubu olarak sizi bekliyoruz dediğimizde hemen paketlerini çekim set yeri olan eve bıraktı kapı kapanmıştı. Bizde acaba fotoğraf çekilmeyecek diye düşündüğümüzde aa gençlerle fotoğraf çekileceğim dedi hemen geldi. Fotoğraf çekilmişti bizle. Ben biraz utangaçtım arkadaşlarımın fotoğrafını çekerken sen çekilmeyecek misin dediğinde çekilmiştim. 

Yani bebek ve çocuk oyuncular için gerçekten zorlu bir süreç; çekim tekrarları o anı tek çekimde yakalamak. Gerçekten Allah kolaylık versin.

Kdrama yorumu ile başladım; Asi dizisi ile devam ettim ama umarım yazımı okurken sıkılmamışsınızdır. Sizlerle sevdiğim, izlemekten çok mutlu olduğum dizileri paylaştığım yazılar yazmayı seviyorum . Sizlerin de yorumlarınızı mutlaka beklerim. Belki izlemişseniz de dizi hakkındaki yorumlarınızı...

17 Şubat 2026 Salı

Isana Med Kepek Karşıtı Şampuan


Her ay sonu topluca kullandığım ürünlerin değerlendirmesi yapmak istiyorum ama çok uzun bir yazı olacağı için daha kısa şekilde tek tek yazayım o zaman diyorum. Yapay zekanın önerdiği şampuan yazımı okudunuz mu bilmiyorum ama okumadıysanız yazım => YAPAY ZEKANIN ÖNERDİĞİ ŞAMPUAN okumanızı tavsiye ederim. Gerçekten memnun kaldığım başarılı bulduğum bir şampuandı. 
Bana yapay zeka ikili uygulama gibi iki şampuan önermişti. İlki saç derisi onarımı ihtiyacı için silikon, boya ve parfüm içermeyen ISANA MED ekstra hassas şampuandı. Yani önce saç derisini bir rahatlatalım daha sonra ikinci aşama olarak kepek önleyici daha canlı saçlar için yardımcı olmaktı.

İkinci aşama için Isana Med Kepek karşıtı şampuan 
tanıtım yazısından;
• Mentol ve kafein içerir.
• Kepeğe karşı özel formülasyonlu şampuan saçları kepekten arındırır ve yenilerin oluşumunu engeller.
• Kuru saç derisi için özel olarak geliştirilmiştir.
• Kafein saç köklerini beslerken saçların güçlenmesine yardımcı olur.
• Mentol saç derisini ferahlatır.
• 5,5 pH değeri cildin doğal koruyucu asit-baz tabakasını desteklerken saç ve saç derisini canlandırır.
• Silikon &sabun içermez.

Bu şampuan 200 ml ; hemen kullandım bitti gibi oldu ama ne yazık ki memnun kalmadım. Yani ilk öneri ne kadar başarılıysa bu öneri beni üzdü. İlk şampuan sonrası saç derim rahatlamış, pul pul dökülme neredeyse bitmiş daha iyi hissettirmişti. Isana Med Kepek Karşıtı şampuan ise kepekten arındırma vaadi beklentimin de altında kaldı. Kullanım sonrası saçlarda en alakasız şekilde kepek görmeye başladım. Hatta saçlarımı yeni yıkamadım yahu dedirtti bana. İlk şampuan ile saç derisinde kaşınma da çok büyük oranda azalmış olmasına rağmen bu şampuan ile acaba yeniden mi kaşınma geliyor korkusu yaşattı. Fazlalaştırdı diyemem ama evet saç yıkama sonrası saç derisinde kaşınma hissi biraz endişelendiriyor tabi. Ayrıca bu kadar çabuk bir yağlanma inanılmaz şaşırttı. Kış mevsiminde her gün saç yıkama yerine rutin elbette değişiyor ama ertesi gün sanki saçları yıkanmamış hissi hoş hissettirmedi ne yazık ki.
Çoğunlukla memnun kaldığım ürünleri sizlerle paylaşmayı sevsem de memnun olmadığım ürünleri de sizlerle detaylı şekilde paylaşmayı seviyorum. Yapay Zekanın Önerdiği Şampuan yazımda yorumlarınızı tek tek okudum ve beni mutlu eden yorumlarda vardı. Samimi olarak söyleyebilirim ki burası benim bir çeşit günlüğüm gibi paylaştıklarımın sizlere ulaştığını görmek ayrı bir mutluluk veriyor.
Peki Sizler bu şampuanı kullandınız mı? Yorumlarınızı bekliyorum...



 

10 Şubat 2026 Salı

CAMDANDUSLER DOMAIN ALDI

 
10 Yıllık Bir Serüven: Blog Yazarlığına Bakış

    "Artık camdandusler.com adresindeyiz. Uzun zamandır düşündüğüm bir yeniliği 1 yıllık süreç dahilinde artık denemeye karar verdim. 2016 yılında belki yılda 10 yazı ile başladığım blog yolculuğumda adsense onayımı 2018 yılında almıştım."

 Blog yazarlığından beklentim düşüncelerimi, sevinçlerimi, hayal kırıklıklarımı anlatabileceğim bir günlük tutup sizlerle paylaşmaktı. Samimi, kalbimden geldiği gibi yazdım. Eski yazılarıma bakıyorum; cümle hatalarım kelime tekrarlarım çok. Çünkü aklımdakileri toparlayıp bir cesaret diyerek yazabilmenin güzelliğini yazarak anladım.

Her zaman kendi vaktini bekler derler; anlatım vaktimin zamanı da bu şekildeymiş demek ki. Mart ayında tam 10 yıl olacak; bir insanın hayatının kaçta kaçı! Yazmaktan mutsuz hiç olmadım bu koca 10 yılda. Dünyanın farklı yerlerinden sayısız insan yorumu ve o kadar alışmışım ki o yorumları görmeyince üzülüyorum bile. Onların yeni blog yazı güncellemelerini bekliyorum. Çok güzel bloglar var gerçekten; İtalya'nın muhteşem tariflerini paylaşan; hiç duymadığım bilmediğim yazarları aktaran Portekiz, İspanya'dan bloglar, gezilerini paylaşan Malezya'dan bloglar, Kanada'dan makyaj, özlem duyduğum çocukluğumun dizi, çizgi filmleri paylaşımları yapan ve daha nice sayamayacağımız bloglar. Türkiye'den ise hafta notlarını aktaran, birbirinden güzel film ve kitap tavsiye blog sahipleri. 2025 yılında öğrendiğim en büyük ders önce kendini tebrik et, yaptıklarını küçümse ve sana ait olan herhangi bir özelliğinizi küçümseyen insanlara fırsat verme. Türk bir blogger olarak yazmanın modası geçti diyenlere inat Allah sağlık sıhhat nasip ettiği sürece yazacağım. Okuyuculara, blogumu takip edenlere çok teşekkür ederim.

Alışkanlıklarım biraz sabit olsa da değişim rüzgarını uyumlamaya çalışmanın uygun olduğuna inandığım için domain kullanmak istedim. 

Dijital Dünyanın Değişen Yüzü ve AdSense Deneyimi

Bloğum geçen sene görüntüleme sayısı 1 milyonu geçti. Bu süreçte adsense hesabım askıya alındı anlayamadığım sorunlar çıktı, bazen yazmaya kırıldım; en popüler yazılarım Google'da ilk sırada yer alan hatta bir anda dizinden çıkarıldı. 3 binden fazla yazım Google'e eklenmedi yeni yeniden sürekli başa döndüm. Şimdi de hala adsense onayım gelmedi mesala. Bunu neden belirtiyorum 200 lira alt limit 2019 da çok güzel bir paraydı. Samimiyetle dile getirebilirim evet az bir miktar ama ufak da olsa hayatta yapmaktan hoşlandığın bir alandan getiri olması harika bir duygu. Ve o zamanlar istediğin bir eşya satın alabiliyordunuz. Değer anlamında 200 lira 2009 yılında piyasaya sürüldüğünde yanlış belirtmiyorsam 132 dolardı. Şimdi ise 200 lira ile ne yazık ki uygun fiyatlı bir kafede kahve; ve belki de zincir hamburgercilerde bir tavuk menü. 

Yurtdışı alışveriş Temu, aliexpress, Amazon gibi sitelerden uygun fiyatlı alışveriş tamamen bitti. Buna çok çok üzüldüğümü söyleceğim; arduino setleri en temel düzeyde 200 liraya satın alınabilecekken şu anda 10 katı fiyatta. Yurtdışına çıkayım uygun fiyatlı alışveriş yapayım örneğin işsizim... Ücretli öğretmenlik bile liyakate dayalı şekilde sistemde çıkmıyor. Özel okullar ise geçen sene bana teklif edilen 3 ay deneme maaş yok;3 ay da yarı asgari ücret. Komik bile bulmuyorum açık açık bunu konuştular. Mezun olduğum öğretmenlik branşım Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği bölümüne 82.304 puanla atanmadım; atanamadım. Bölüm 15 kişilik kontenjan ile 90 ve üzeri şeklinde kapattı. Mezun olduğumuzda meslek lisesi öğretmenlik branşına sahip olanlar benim alanımdan tercih yapabiliyordu onu ikiye böldüler. Çok sevinmiştim sonunda belki şans döner diye lise bilişim teknolojileri 100 kontenjanla 76 da kapattı. Bu alana formasyon almış bilgisayar mühendisleri başta olmak üzere başvuru yapıyor. Bölümüm ortaokulda zorunlu saatleri azaltıldı ve diğer meslek branşlarından alan değiştirmek isteyenlerin de ilk tercihi. Yani işin özü 2 lisans 1 yüksek lisansla ev genci oldum hatta yaşlanıyorum bile diyebilirim.

Biraz sevinç biraz da iç dökme yazısı oldu biliyorum ama adsense onayı gelmemesi üzüyor. Yani bu alanda deneyimi olanlar paylaşırsa çok mutlu olurum. Kaç gün standart prosedürde sürüyor ve gerçekten artık uzantı değiştiği için en popüler yazılarımda bu şekilde indekse eklenme sorunları yine yaşar mı yoksa artık biraz da olsa yüzüm güler mi? Deneyimlerini bu anlamda paylaşan blog hesabı görmedim ama yorumlarınızı bekliyorum...

2 Şubat 2026 Pazartesi

YVES ROCHER BB PEAU PARFAITE YORUMLARIM

 

İki yazı mı yapsam acaba mı diye düşündüğüm bir an ile başlıyorum bu yazıma. Ama şimdilik ilk bölümde yves rocher bb krem ve dudak balsamı ile yazıma devam edeceğim. Bu iki ürünü özellikle seçtim. Genellikle size memnun kaldığım ürünleri anlattığım  yazıları aktarıyorum ama bu yazımda bir kullanıcı olarak memnun kalmamayı bırakın bir faydası gerçekten var mı diye düşündüğüm tavsiye edemeyeceğim ürünleri anlatacağım.

Öncelikle cildim belki de yaş ile birlikte karmadan yağlıya dönük cilt yapısından daha kuru bir yapıya gitti. Evet yazları Adana nemli bir şehir kuruma etkisi belirgin olmuyor ama kış mevsiminde bizler de üşüyoruz. Hava değişimi sabah buz, öğle zamanı kısa kollu akşam yeniden mont şeklinde üç mevsimi kış zamanı yaşadığımız için ister istemez cildimiz etkileniyor. Hava kirliliği, mevsim şartları ile de cilt özenli bakım istiyor. Bu yüzden cilt temizliği ve canlı görünüm benim için temelde önemsediğim bir unsur. Çok fazla makyaj yapmayan bir insanım; en hafif en doğal görünüm isteğim. Böyle olunca bb kremler kurtarıcı oluyor. Öncesinde Clinique CC krem kullanıyordum, ama şimdi fiyatları görünce daha uygun kusurları mükemmel kapatıcı değil canlı ve temiz görünüm sağlayacak orta derece de bile olsa memnun kalacağımı düşündüğüm ürün istiyordum. Birkaç ay önce Yves Rocher BB krem satın aldım. Dudak balmı de hediye etmişlerdi.


Yves Rocher BB krem-Tüm Ciltler İçin /Peau Parfaite-Light

*BB kremle 6 etki 1 arada;

1.Cildi 24 saat boyunca nemlendirir.

2. Ten rengini bütünler.

3.Cildi daha canlı gösterir.

4.Cildi pürüzsüzleştirir.

5. %100 doğal bir görünüm için cildin ışıltısını ortaya çıkarır.

6.Cildin doğal güzelliğini ortaya çıkarır.

Bu özellikle benim aradığım ancak bulamadığım özellikler oldu ne yazık ki. Kesinlikle ürün kullanmadan önce cildiniz çok iyi bunun üzerinde özellikle duruyorum çok iyi nemlendirilmiş olması gerek yoksa cildiniz kabul etmiyor. Doğal bir ışıltı verdiğini kabul ediyorum çünkü b12 kansızlık gibi etkilerle cildimdeki o cansızlığı maskeledi. İlk kullanımda çok mu beyaz oldu acaba diyorsunuz ama 5 dakika içinde uyum sağlıyor ve sabah kullanım sonrası akşam neredeyse cildinizden kayboluyor. Cilt temizliği için makyaj temizleyici ile birlikte pamukta görmüyorsunuz bile.


Hediye olan 

"Dudak Balsamı-Nemlendirici Besleyici Vanilya; Vanilya kokulu nemlendirici besleyici dudak balsamı; içeriğindeki karite yağı nemlendirici özelliği ile dudakları çatlamalara karşı korur. Kokusu vanilyadır. Nemlendirici özelliği ile dudakları çatlamalara karşı koruduğu belirtilmiş.

Şöyle söyleyebilirim kullanım sonrası ayıp olmasın diye bir beş dakika keşke dudağımda kalmaya devam etseydi; klasik memnun kalmadığım bir balsam şeklinde yazacaktım. Ama kullanım ile sanki dudaktan kayboluyor. Yoğun çatlama ve mevsim geçişlerine bağlı olarak kuruma dudaklarımda evet var. Mucize hiçbir üründen beklemiyorum ancak söylediğim gibi kullanım ile kayboluyor sanki.

Sizler kullandınız mı bu ürünleri;
 yorumlarınızı bekliyorum...